Orijinal ozet Kaynak: BirGün – Genel

Kayıp Sesler Atlası: Ovadaki ağıttan Toroslar’ın kayalıklarına

Sami GÜNAL

Çukurova’ya her gelişimde, bu ovanın yalnızca toprağıyla değil, sesiyle de geniş olduğunu düşünürüm.

Adana’dan Osmaniye’ye, Kadirli’den Kozan’a doğru uzanan yolların iki yanında uzanan tarlalara, pamuklara, narenciye bahçelerine, uzaklarda ağır ağır yükselen Toroslar’a baktığımda, insanın gözünün gördüğünden daha fazlasının bu coğrafyada saklı olduğunu hissederim.

Çünkü bazı topraklar yaşadıklarını anlatmaz. Söyler. Ağıtla söyler. Türküyle söyler.

Yüzyıllar boyunca bir kadın ölünün başında sesini yükseltir; başka bir kadın o sesi hatırlar. Sonra bir çocuk o ağıdı öğrenir. Yıllar geçer, ağıt başka bir köye gider. Bir başkasının acısı ona karışır. Bir dörtlük eklenir, biri unutulur. Böylece tek bir insanın acısı, zamanla bir topluluğun hafızasına dönüşür.

Çukurova'nın kayıp seslerini ararken insanın karşısına önce Kozanoğlu Ağıdı çıkıyor.

Bu ağıdın hikâyesi 1865'teki Kozanoğlu başkaldırısına kadar uzanıyor. Kozanoğ

Menü