Orijinal ozet Kaynak: BirGün – Genel

"Garip" mahlaslı Neşet Ertaş’a bin selam

Sami GÜNAL

Ne bilirdi nota, ne bilirdi perde; her tınısı her sözü derman gelirdi her derde. Yoksulluk vardı, gariplik vardı, sevda vardı, iyilik adına her ne varsa o vardı. Ne hırstan, ne kinden, insan gönlünün ta en derininden gelirdi dile vuran her sözü. İlle de gönül derdine Garip’çe dokunurdu; her sözünün başı insan olurdu.

O, gönüllere gönül düşüren gönül adamıydı. Abdaldı. Abdalları derviş kılan zaten o gönül derinliğiydi. Gönül kimi severse aşk onda güzeldir, derdi. Gün geldi onun gönül dağına boran boran yağmurlar da döküldü; gün geldi o gönlü ataşlara da yandı. Gün geldi o uslanmaz gönüle ne gezersin ey seyran yerinde, diye sitem ettiği de oldu. Gönül, arzuladığına kavuşamayınca gülemez, deyip yollara düştüğünde şu gönlüme sadık yar bulamadım, deyi umutsuzluğa kapıldığı da olurdu. Ölümünü dahi yârin, gönlünü bilmesine bağlayıp o güzel yâr, Garip gönlümü bilmeden ölemem, diye avazlanan da oydu. Hasılıkelam “gönüllerimizin hızmatcısı”ydı.

<
Menü