Laik eğitim kadınlar için yaşamsaldır
Nejla Doğan
2026’ya bir siyaset olarak ümmetçiliğin önümüze sürüldüğü, buna paralel başta eğitim olmak üzere toplumu tebaalaştırma politikalarının her alanda hızla derinleştirildiği, bu emperyalist projeyi bütünleyen neoliberal programın kitleleri sonsuz bir yoksulluğa, sefalete, belirsizliğe sürüklediği bir iklimde ve kendini tüm bunların bekçiliğine, icracılığına adamış bir iktidarın yönetiminde girdik. Peki neredeyse çeyrek yüzyılda adım adım inşa edilen bu rejimde kadınların payına düşen ne oldu, ne olacak? Elbette “ümmet”in o en karanlık, en korkunç gericiliğiyle yüz yüze kalmak, tebaanın en çok sömürüleni, en çok şiddet göreni olmak.
İşte bugünün laiklik ve kamuculuk karşıtı eğitim politikaları tam da bu zemini güçlendirmek için hayata geçiriliyor. Çünkü hem İslamcı rejim hem de neoliberalizm kendisini özellikle kadın bedeni ve emeği üzerinden yeniden üretirken, eğitimi en kritik alan olarak görüyor. Dolayısıyla bugün eğitimde atılan her bir ad