Moskova’nın Venezuela sınavı
Yaren ÇOLAK
Emperyalist saldırganlık, 2026’nın ilk günlerinde kendini bir kez daha gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun zorla alıkonulmasının ardından bölge ülkelerinden İran’a kadar uzanan bir tehdit dalgası savurdu. Caracas sokaklarına inen bu müdahale, dünyayı bombalarla dizayn etme arzusunun son halkası oldu.
ABD ile Venezuela arasındaki gerilim, Hugo Chavez’in 1999’da iktidara gelmesine ve Washington’un Latin Amerika’yı "arka bahçesi" gören Monroe Doktrini’ne meydan okumasına dayanıyor. Chavez sonrası Maduro döneminde 2019’da Juan Guaidó’nun "geçici başkan" ilanıyla derinleşen kriz, bugün artık askeri bir eşiğe taşınmış durumda. Moskova açısından ise Venezuela, enerji ve savunma işbirliği üzerinden ABD’nin mutlak nüfuz alanında kurulan stratejik bir mevziyi ifade ediyor. Bu nedenle Venezuela’ya yönelik her hamle, Rusya’nın bu coğrafyadaki hareket alanına doğrudan bir saldırı olarak okunuyor.